Language:

Search

'Genç 40'lar: Z kuşağı, Güney Kore'deki tarzları için Y kuşağıyla alay etmenin yeni bir yolunu buldu

'Genç 40'lar: Z kuşağı, Güney Kore'deki tarzları için Y kuşağıyla alay etmenin yeni bir yolunu buldu

41 yaşındaki Ji Seung-ryeol, giyim tarzıyla barışık ve bundan gurur duyan biri. Sosyal medyada, özellikle de “beğeni = stil” denkliğinin geçerli olduğu Instagram’da, ayna karşısında çektiği fotoğrafları özenle paylaşmaktan geri durmuyor. Ancak Ji’yi asıl şaşırtan şey, kendi yaş grubundaki erkeklerin genç kuşaklarla özdeşleşen tarzları benimsedikleri için internette alay konusu hâline gelmesi.

Son aylarda sosyal medyada hızla yayılan yapay zekâ üretimi görseller ve memler, bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. Sokak modasına uygun giyinmiş, elinde iPhone taşıyan orta yaşlı erkek karikatürleri, özellikle Z kuşağı kullanıcıları arasında viral olmuş durumda. Bu figürler için kullanılan ifade ise tek kelimeyle özetleniyor: “Genç 40’lar.”

Bu memler, Ji’nin severek giydiği Nike Air Jordan ayakkabılar ve Stüssy tişörtler gibi parçaları da eleştirinin hedefi hâline getirdi. Ji, BBC’ye verdiği demeçte bu duruma anlam vermekte zorlandığını söylüyor:
“Yıllardır beğendiğim şeyleri, ancak şimdi maddi olarak karşılayabildiğim için alıp giyiyorum. Bunun neresi yanlış? Neden bu yüzden saldırıya uğruyorum?”

Değişimin simgesi: iPhone

Bu algı dönüşümünün başlangıç noktası olarak 2020’lerin ortasına işaret ediliyor. Bir dönem yenilikçi zevkin sembolü olarak görülen Apple, özellikle geçen eylül ayında iPhone 17’nin piyasaya çıkmasıyla birlikte Güney Kore’de farklı bir imaj kazandı. Uzun süre gençlere ait bir statü sembolü olarak algılanan iPhone, bir anda “genç görünmeye çalışan 40’lı yaşlar”ın simgesi hâline geldi.

Z kuşağına mensup Jeong Ju-eun, bu grubu “zamanın geçtiğini kabullenmek istemeyen ve genç görünmek için fazlasıyla çabalayan insanlar” olarak tanımlıyor. Veriler de bu algı değişimini destekler nitelikte. Gallup araştırmalarına göre, iPhone hâlâ Güney Koreli gençler arasında popülerliğini korusa da Apple’ın pazar payı Z kuşağı içinde geçen yıl yüzde 4 gerilerken, 40’lı yaş grubunda yüzde 12 artış gösterdi.

Bu durum, birkaç yıl önce “yaşlı milenyum kuşağı” için yaşanan tartışmaları hatırlatıyor. 1980’lerin başında doğan, mizah anlayışları ve alışkanlıkları nedeniyle “utanç verici” bulunarak alay edilen bu grup, bir dönem sosyal medyanın ana gündemlerinden biri hâline gelmişti. O dönemde de benzer şekilde, alaycı paylaşımlar, köşe yazıları ve “sen de onlardan mısın?” testleri ortaya çıkmıştı.

Yaşın sosyal hiyerarşi olduğu bir kültür

Güney Kore’de yaş, sadece biyolojik bir veri değil; sosyal düzenin temel taşlarından biri. Arada bir yıl bile fark olsa, bu durum günlük ilişkilerin çerçevesini belirliyor. İnsanların birbirine nasıl hitap edeceğinden, sofrada soju şişesini kimin açacağına kadar pek çok detay yaş hiyerarşisine göre şekilleniyor.

Ancak “Genç 40” memleri, gençlerin bu katı saygı anlayışına yönelik giderek artan sorgulamasını da yansıtıyor. Daha birkaç yıl önce, gençler arasında yaygın olan “kkondae” ifadesi, otoriter, katı ve küçümseyici yaşlıları tanımlamak için kullanılıyordu. Şimdi ise aynı kuşak, 40’lı yaşların başındaki insanları farklı bir açıdan eleştiriyor.

Kore Üniversitesi Sejong Kampüsü’nde sosyoloji profesörü olan Lee Jae-in’e göre bu sürtüşme, sosyal medyanın etkisiyle daha görünür hâle geliyor. Lee, “Eskiden her kuşak kendi kültürel alanında yaşardı. Artık bu ayrım büyük ölçüde ortadan kalktı. Farklı yaş grupları aynı dijital mecralarda karşı karşıya geliyor,” diyor.

Pazarlama teriminden alaycı etikete

“Genç 40” kavramı aslında ilk ortaya çıktığında olumsuz değildi. 2010’lu yıllarda pazarlama dünyasında popülerleşen bu terim, sağlıklı, aktif, teknolojiye hâkim ve genç duyarlılıklara sahip 40’lı yaşlardaki tüketicileri tanımlamak için kullanılıyordu. Trend analisti Kim Yong-sup’a göre, bu grup şirketler için oldukça değerli bir hedef kitleydi.

Kim, “Geçmişte 40’lı yaşlar otomatik olarak ‘yaşlılık’ kategorisine girerdi. Ancak toplum yaşlandıkça bu insanlar artık kenarda değil, merkezdeler,” diyor.

Ne var ki kavram zamanla sosyal medyada alaycı bir anlam kazandı. Analiz platformu SomeTrend’in verilerine göre, “Genç 40” ifadesi geçen yıl internette 100 binden fazla kez kullanıldı ve paylaşımların yarısından fazlası olumsuz bir bağlam içeriyordu. “Yaşlı” ve “itici” gibi kelimelerle yan yana gelmesi dikkat çekti. Bunun bir uzantısı olarak ortaya çıkan “Sweet Young 40” etiketi ise genç kadınlarla flört etmeye çalışan orta yaşlı erkekleri tiye alan bir ifade hâline geldi.

Sınıfsal ve kuşaksal gerilim

Bazı yorumculara göre bu alayın ardında sadece stil değil, sınıfsal bir öfke de yatıyor. Bugünün 40’lı yaşlarının başındaki bireyleri, ekonomik büyüme ve emlak piyasasının yükseldiği dönemlerde kariyer kurmuş, görece daha istikrarlı bir nesil olarak görülüyor. Buna karşın Z kuşağı ve genç milenyum kuşağı, yüksek konut fiyatları ve sert iş piyasası koşullarıyla mücadele ediyor.

Psikolog Oh Eun-kyung’a göre gençler, bu grubu “fırsat penceresi kapanmadan önce başarıya ulaşmış nesil” olarak algılıyor. “Bu insanlar sadece bireysel zevkleri olan kişiler değil, aynı zamanda ayrıcalığın ve gücün sembolü olarak görülüyor. Alayın yöneldiği yer de tam olarak burası,” diyor.

Arada kalmış bir kuşak

Ancak Ji Seung-ryeol, bu anlatının kendi deneyimini tam olarak yansıtmadığını söylüyor. Çocukluğunu Asya finans krizinin gölgesinde geçiren Ji, 20’li yaşlarında son derece zor bir iş piyasasına adım attığını ve iş bulabilmek için onlarca başvuru yaptığını anlatıyor. Kendi kuşağının, gerçek anlamda keyif almaya ancak yetişkinlik yıllarında başlayabildiğini düşünüyor.

Bugün iş hayatında kendini iki farklı dünya arasında sıkışmış hissediyor. Bir yanda, hiyerarşik ve sorgulamayan önceki kuşak; diğer yanda ise “neden?” sorusunu sormaktan çekinmeyen gençler var.
“Biz her iki kültürü de deneyimledik. Bu yüzden arada kalmış hissediyoruz,” diyor.

Eskiden bu konumun bir avantaj olduğunu, kuşaklar arasında köprü kurabildiklerini düşünen Ji, artık “kkondae” ya da “Genç 40” etiketiyle anılmaktan çekindiği için genç meslektaşlarıyla daha mesafeli davrandığını söylüyor. İş dışı buluşmaları azalttığını, sohbetleri daha çok işle sınırlı tuttuğunu dile getiriyor.

Bir başka 41 yaşındaki moda meraklısı Kang ise tartışmanın özünü farklı bir noktada görüyor:
“İnsan yaş aldıkça gençliğe duyulan özlem artıyor. Genç görünmek istemek, aslında her kuşağın ortak duygusu. ‘Genç 40’ memlerinin merkezinde de bu çok insani arzu var.”

Tüm bu tablo, Güney Kore’de yaş, stil ve kimlik üzerine yürüyen tartışmanın sadece moda tercihleriyle sınırlı olmadığını; derin bir kuşak, sınıf ve beklenti çatışmasını yansıttığını ortaya koyuyor.

Taner K.

Taner K.

Merhaba, ben Taner, Haberimsi Yolculuğunuzun Rehberi 🖋️. İlham vermek, bilgilendirmek ve merakınızı uyandırmak için tek tek haber yazıları yazıyorum. Gelin, kelimeler aracılığıyla dünyayı keşfedelim ve sınırsız bir bilgi ve yaratıcılık macerasına atılalım. Düşüncelerinizi bu dijital sayfalarda hayata geçirelim. 🌟

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Çerezlere izin vermeniz, bu sitedeki deneyiminizi iyileştirecektir. Çerez Politikası