ABD Başkanı Donald Trump, “Donroe Doktrini” adını verdiği yeni yaklaşım ile Batı Yarımküre’de Amerika Birleşik Devletleri’nin etkisini yeniden mutlak hâle getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Trump, bu doktrinin, uzun yıllar ABD dış politikasının temelini oluşturan Monroe Doktrini’nin yerine geçtiğini savundu.
Florida’daki Mar-a-Lago yerleşkesinde basın mensuplarının karşısına çıkan Trump, ABD’nin yüzyıllardır benimsediği geleneksel dış politika çerçevesinden uzaklaştığını belirtti. Bu kapsamda, Monroe Doktrini’nin günümüz koşullarına göre yetersiz kaldığını ifade eden Trump, yeni dönemin “Donroe Doktrini” ile şekilleneceğini açıkladı.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik kapsamlı Amerikan operasyonlarının ardından konuşan Trump, “Monroe Doktrini tarihsel olarak önemliydi ancak artık çok daha ileri bir noktadayız. Bu yeni dönemin adı Donroe Doktrini’dir” değerlendirmesinde bulundu.
ABD LİDERLİĞİ ARTIK TARTIŞMAYA AÇIK OLMAYACAK
Trump, Batı Yarımküre’de ABD’nin belirleyici gücünün yeniden tesis edileceğini iddia ederek, Amerikan liderliğinin bundan sonra sorgulanamayacağını öne sürdü. Yeni doktrinin bir dönem göz ardı edildiğini ancak artık merkezî bir politika hâline geldiğini vurguladı.
Yeni yaklaşımın kapsamına, Trump’ın daha önce ABD’ye eyalet olarak katılmasını dile getirdiği Kanada’nın yanı sıra Panama ve Grönland gibi bölgelerin de dâhil olduğu belirtiliyor.
“Donroe Doktrini” ifadesi, daha önce Amerikan basınında da gündeme gelmiş; Ocak 2025’te New York Post tarafından manşete taşınmıştı. Ayrıca kasım ayında yayımlanan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde, Monroe Doktrini’ne Trump yönetimine özgü yeni bir çerçeve ekleneceği açıkça ifade edilmişti.
MONROE DOKTRİNİ’NİN KISA TARİHÇESİ
Monroe Doktrini, 1823 yılında ABD Başkanı James Monroe tarafından ilan edilmiş ve Avrupa güçlerinin Latin Amerika’daki etkisine karşı çıkmayı amaçlamıştı. Bu doktrinle ABD, Batı Yarımküre’nin başlıca siyasi aktörü olarak konumlandırılmıştı.
1904 yılında Başkan Theodore Roosevelt tarafından genişletilen bu anlayış, ABD’ye “istikrarsızlık” gerekçesiyle bölge ülkelerine müdahale etme zemini sundu. Bu genişletilmiş yorum, 20. yüzyılın başlarında Küba, Nikaragua ve Dominik Cumhuriyeti gibi ülkelerdeki Amerikan müdahalelerinin dayanağı oldu.
TRUMP YÖNETİMİNİN STRATEJİK HEDEFLERİ
Trump yönetimi, Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde bu yeni yaklaşımı “Monroe Doktrini’ne Trump dönemi eklemesi” olarak tanımlıyor. Belgeye göre amaç; Batı Yarımküre’de istikrarın sağlanması, ABD’ye yönelik kitlesel göçün sınırlandırılması ve bölge ülkelerinin Washington’un güvenlik politikalarıyla uyumlu hale gelmesi.
Bu doğrultuda, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Latin Amerika ülkelerinden daha yoğun iş birliği talep ediliyor. ABD makamlarının açıkladığı verilere göre, eylül ayından bu yana uyuşturucu taşıdığı iddia edilen deniz araçlarına düzenlenen operasyonlarda 100’ün üzerinde kişi hayatını kaybetti.
MUTLAK KARARLILIK OPERASYONU
Beyaz Saray, hafta sonu Nicolás Maduro’nun ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) yetkilileri eşliğinde New York’a getirildiğini gösteren görüntüleri kamuoyuyla paylaştı. Maduro’nun Brooklyn’de bulunan Metropolitan Tutukevi’nde tutulduğu bildirildi.
Uyuşturucu ticareti, narko-terörizm ve silah kaçakçılığı suçlamalarıyla karşı karşıya olan Maduro’nun yanı sıra, ailesinden bazı isimler ve üst düzey Venezuelalı yetkililer de ABD tarafından suçlanıyor.
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, “Mutlak Kararlılık” adı verilen operasyon kapsamında 20 farklı askeri üsten havalanan 150’den fazla uçağın görev yaptığını, sürecin aylar süren istihbarat ve hazırlık aşamalarının ardından hayata geçirildiğini açıkladı. Operasyonda F-22 ve F-35 savaş uçaklarının yanı sıra bombardıman unsurları, elektronik harp sistemleri ve insansız hava araçlarının kullanıldığı bildirildi.
CARACAS’TA HAREKETLİ GECE
ABD’ye ait helikopterlerin gece saatlerinde Maduro’nun bulunduğu yerleşkeye operasyon düzenlediği, açılan ateşe karşılık “meşru savunma” çerçevesinde müdahale edildiği aktarıldı. ABD tarafı, operasyonda kendi personelinden kayıp yaşanmadığını duyurdu.
Operasyonun ardından Trump, Truth Social hesabından Maduro’nun USS Iwo Jima adlı savaş gemisinde çekildiği bir fotoğrafı paylaştı. Aynı saatlerde sosyal medya platformlarında Caracas semalarında helikopter uçuşları ve kent genelinde patlama seslerinin duyulduğuna dair görüntüler dolaşıma girdi.
Leave a comment
Your email address will not be published. Required fields are marked *
